
* İnsan birini çok sevdiğinde, eğer o çok sevdiğinin canı acımışsa "o an" bunu hisseder!
-İyi misin?
-Evet, iyiyim..
-Kötü bir şey hissettim, sana bir şey oldu sandım.
-yoo, gayet iyiyim..
* İnsan kriz anlarında bilinçsiz bir şekilde cenin pozisyonuna bürünür ya.Sanki bir nevi savunma mekanizması geliştirir gibi..Zira anne karnı ceninin kendini en güvende hissettiği yerdir, o yüzdendir belki de doğduğunda ağlaması ve asla oradan çıkmak istememesi..
-Tıpkı anne karnında, doğmak istemeyen bir çocuk gibi..
-Aldığım en güzel yorumdu bu.
*Ve evet, haklı olduğu bir konu vardı; o gün de, bugün de asla reddedemediğim; "Değişmemiş olmak olası, değişmeyecek olmak yalan... 01.01.'09
Havaalanındaydım..Eve gidiyordum her fırsatta.Anne karnına geri dönüş mümkün olmazsa, anneye; eve dönüş olur diyerek havaalanındaki karo taşlarını saymakla geçiriyordum günleri..
Hafıza-ı beşer nisyan ile malûldür söylemine inat, unutmak yapabildiğim en zor iş oldu bu zamana kadar.Gerekli bellediğim her şeyi en ince ayrıntısına kadar hatırladım.İşin kötü tarafı, bunu çok büyük bir meziyetmiş gibi sayarak..Hayat adil değil derler ya hani..E hayat, adı üstünde, adil olmayan tarafını öyle bir yerde gösterir ki; o en çok böbürlendiğimiz yanımız adeta cehennem azabı yaşatır!
"Günaydın canımın içi..
Dün gece senle konustuktan sonra yattım, uyumaya çalıştım.. Sağa dön sola dön en sonunda sızmışım ama bir de bana sor..
Esasen daha farklı bi açıklama beklerdim, bu kadar ucuza gitmiş olmak, bu kadar nedensizce -eee ben istemiyorum, yürümeyecek o zaman diye- bencilce davranmak ne bileyim, ben olsam bi düşünürdüm hak ediyor mu bu yaptıklarımı karşımdaki diye…
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
- o çok beğendiğim replik aklıma geliyor; 'Benden nefret ettiğini söylemeni tercih ederdim, diyorum. Çünkü en azından bunda birazcık tutku olurdu.' -
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kendi dengesizliğini ve bencilliğini -hayatımda senin kadar bencil bir çocuk görmedim! işte o konuda çok haklısın, ben bencilim!- alenen kabullenen birinin bu yaptıklarını ben neden kabullenemedim diye kendime kızıyorum aslında..
Mantıklı düşünürsem evet, tekrarında milyonlarca kez soğuyabilirdi benden..Bana söylediğine göre kendi bile niye soğuduğunu bilmiyordu, bence beni niye sevdiğini de bilmiyordu ya hadi neyse -şu domino taşlarını yerleştirme sorunsalı; merkeze kendini koy, etrafındakiler sana eşit uzaklıkta olsun teoremi..İkna olmuştum o an halbuki-, bir zamanlar bu nedensiz sevgi(!)sini de aldım kabul ettim demiştim.. Ötesiyle de çok ilgilenmedi zaten -görüldüğü üzere-
Bazen ileriyi görme hastalığımdan nefret ediyorum.Ne bazeni, her zaman! Zira olacakları nedense söylemek gibi bir hastalık var içimde, olmayacağı da "olacak" kılan..En başta söylediğim gibi, "bu iki kelimenin anlamını biliyor musun?"
Hayatından geçtiği herhangi bir hayatı "eğitim kampı" olarak nitelendirebilecek bir zihniyetin yarın aynı muameleyi sana göstermeyeceğini garanti eden tek mahlukat çıksın ortaya, ömrümün sonuna kadar kölesi olmaya hazırdım! Ve beklenen son da oldu zaten. Köle olmaya bu kadar razıyken azad edilmiştim..
İstisnalar kaideleri bozmaz; "hafıza-ı beşer nisyanla malûldür"! hafızalarda nisyana bırakılmaya mahkumsunuz siz de hanımefendi!
Velhasılı kelam bana iyi bir ders oldu -ders dememek gerek, eğitim kampı mı burası!-, aslında büyük bir hayat tecrübesi oldu.
Neymiş efendim? Öyle herkese güvenme diye ahkam kesmekle olmuyormuş hanımefendi, teoride değil pratikte görmek istiyoruz bu söylemlerinizi..
Neymiş efendim? Kat'iyyen kimse beni kıramaz, izin vermem demeyecekmişsiniz, gördüğünüz üzere kırıyorlarmış hanımefendi..hem de, sen de bir insan evladısın demeden!
Neymiş efendim? İnanmayacaksınız hanımefendi; zira onlarca yılını birbirine verenler bile birbirinden vazgeçiyor yeri geldiğinde..
Neymiş efendim? Mutlak sevgi, aşk, güven, sadakat ve bilumum bunun gibi her ne kadar halt varsa her biri esasen insan yanılgısından ibaretmiş! Bizzat deneyerek gördün! Sen her ne kadar "dene"mekten daha fazla anlam yüklesen de...
Ve evet neymiş efendim, biz de bundan sonra oyunu kurallarına göre oynayacakmışız!
Öpüyorum seni.."
'09-'10
Üsküdar-Kadıköy-Maslak-Bafra..Geçtiğim ne kadar yer, ne kadar yol ve ne kadar(?) hayat varsa orada..
*Işın Karaca'nın albümünün adı